20-IYI DEGILIM!
Bektasi´ye sormuslar :
-Nasilsin?
-Sükür edecek kadar iyi degilim! demis...
19-IYI RUYALAR
Mevlevi, Bektasi ve Softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar.En hayirli düsü gören baklavayi alacak. Öneri kabul edilir. Yatar, uyurlar. Sabah olunca Sofu :
-Ne düs gördünüz anlatin bakalim?, der.
Mevlevi sikkesini basina gecirerek :
-Hayirdir insallah göklere ciktim, der.
Hoca da :
-Ben ise düsümde cennete gittim, der.
Bektasi :
-Erenler, ben de gece birinizin göklere uctugunu, digerinizin de cennette gezdigini görünce, artik bunlar fani dünyaya dönmezler diyerek kalkip baklavayi temizledim!, der.
18-KABAHAT SENDE DEGIL!
Bir köyde yagmur duasina cikarlar.Bektasi de istemeye istemeye bunlara uyar, cemaatin arkasi sira giderken, eline gecirdigi bir agac dalini, kendi tarlasinin bir kösesine saplayarak, basini yukari kaldirip, söylenir :
-Bizim tarla da iste burasi...
Rastlanti bu ya, yagmur duasi yapilir yapilmaz, bulutlar kendini gösterir.
Kara bir bulutun kendi tarlasi üzerine gittigini gören Bektasi sevincle kosar.Bir de ne görsün, ceviz büyüklügünde dolu, bütün ürünü berbat etmemis mi?O vakit basini yukari kaldirir; söyle söyler ;
-Kabahat sende degil, sana tarlayi gösteren pezevenkte!...
17-KENDINDE OLMAYANI
Bektasi, camide namazdan sonra dua etmis :
-Ey ulu Tanrim, bana bir raki parasi ver!
Yaninda namazini bitiren softa da, ellerini kaldirmis :
-Rabbim, bana iman ver!
Iki duayi da isiten hoca, Bektasiye :
-Bak, herkes ne isitiyor Tanri´dan, sen raki parasi. Utanmiyor musun?, demis.
Bektasi usulca :
-Ne yapalim hoca efendi, herkes kendisinde olmayani ister, demis.
16-NASIL BECERDIN
Bektasi, evinde misafir oldugu icin, karpuzcuya ugramis :
-Iyi karpuzun var mi?
-Kurabiye gibi baba, güven bana!
-Peki öyleyse iyi bir tane ver bakalim.
Karpuzcu birini secip vermis.Baba erenler, almis ve eve gitmis.
Bektasi, yemekten sonra, konuklarinin önünde karpuza gururla bicagi vurmus.Fakat o ne?Ilk biçak darbesinden sonra etrafi koku salmis.Karpuz ikiye ayrilinca, fos diye çürüyen ici masaya yayilmis.Tabii her taraf berbat, Bektasi ise mahcup olmus.
Baba, sabahi zor etmis ve solugu karpuzcuda almis :
-Erenler, seni tebrik ederim?
Karpuzcu sasirmis :
-Hayrola baba, beni niye tebrik ediyorsun?
Bektasi :
-Ulan kesmeden, delmeden o karpuzun içine nasil sictin, dogrusu sasip kaldim.Seni onun icin tebrik ediyorum.
15-NE DUSUNUYORMUS?
Bir Bektasi, merkebine odun yükleyip sehre gelirken karsidan tüccar kilikli iki adam peyda olarak :
-Su zindikla alay edelim, diye Bektasiye yanasip selam verince Bektasi de durur, merkebi de.
Tüccarlar isaretle :
-Bu esegin ne düsünüyor?
-Odun tasimaktan yorgun düstü de, artik kasabada ticaret etmeyi düsünüyor!
14-NERESI OLACAK MEYHANE
Bektasiyi, rica minnet camiye götürmüsler.Hoca baslamis anlatmaya :
-Bir yer vardir ki orada, zengin fakir ayrimi yoktur.Dertli giren neseli olur.Oraya giren herkesin gönlü ferahtir.Bilin bakalim, burasi neresidir?
Bektasi yanit vermis :
-Neresi olacak, meyhane...
13-ORUC GITTI AMA...
Oruc tutan Bektasinin biri pek fena susamis.Vakit gecirmek için kirda giderken bakmis gürül gürül akan bir cesme...Adeta kendinden geçmis bir halde agzini dayayip likir likir icmeye baslamis.Bu sirada oradan gecen biri görüp :
-Aman erenler ne yaptin?Oruc gitti, diye seslenmis.
Bektasi, agzinin iki yanindan süzülen sular bagrina dogru inerken cevap vermis :
-Oruc gitti, ama fakire de can geldi!
12-PESIN NAMAZ
Bektasi ile bir hoca birlikte yola çikmislar, bir süre sonra hoca :
-Namaz saati! demis, baslamis kilmaya...
Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam...
Bektasinin beklemekten cani sikilmis, hoca namazi bitirince sormus :
-Yahu bu ne uzun namaz böyle?
-Kazaya kalmis namazlarim vardi, onlari eda eyledim!
Bektasi :
-Eh ben de bir namaz kilayim! demis ve baslamis namaza...
Ama ne namaz, bitmiyor, sonunda hoca dayanamamis :
-Erenler, senin namaz da uzun sürdü!
-Onümüzdeki haftanin namazini kildim!
Hoca sasirmis :
-Yahu olur mu böyle sey?
Bektasi gülmüs :
-Yukaridaki senin veresiyeni kabul ediyor da, benim pesinimi niye kabul etmesin?
11-RAKI
-Raki helal midir, haram mi? diye sorulunca, Bektasi söyle yanit vermis :
-Agiza göre degisir!
10-SON NEFESINI
Bektasiye sormuslar :
-Babaerenler, hangi nefesi seversin?
-Sigaranin ilk nefesiyle, kaynanamin son nefesini, demis....
9-SENINKI PAMUK GIBI
Pasanin biri, tanidigi bir Bektasi ile konusurken sorar :
-Baba, gecen gün bir kadinla gidiyordun, kimdi o?
-Hanimim olurlar efendim...
-Peki ama, pek pasakli ve cirkin biriydi.Onun koynuna nasil giriyorsun?
Buna fena halde bozulan Bektasi, lafi yapistirir :
-Sizin pamuk gibi karinizin koynuna herkes girer.Marifet bizim o pasakli karinin koynuna girmekte, pasam!
8-SENIN MELEGIN BENIM GIBI OLUR
Softa, namazini bitirmis, selam vererken, komsusu olan ve onu yaptigi kötülüklerden iyi taniyan, Bektasi yanina iyice sokulup, ´Aleykümselam´ demis.Softanin cani fena halde sikilmis :
-Be adam! Sen de nereden ciktin? Namazimi berbat ettin.
-Selam verdin, ben de aldim.
-Yahu ben sana degil, meleklere selam verdim.
-Erenler, ben de melegim.
-Ulan defol git suradan!...Senden melek mi olur?
-Kizma birader!...Senin gibi Müslümanin benim gibi melegi olur...
7-SEYTANA UYMUS
Canlardan biri, mahkeme reisligi yapiyordu.Bir gün, genc bir kiza tecavüz suclamasiyla, orta yasli birini mahkemeye getirdiler.
Hakim Bektasi sordu :
-Ne diye bu halti isledin?
Adam yanit verdi :
-Benim kabahatim yok.Seytana uydum!Kafama girdi ve o isi yapmama sebep oldu.
Bektasi yargic, biraz düsündükten sonra söyle dedi :
-Behey açikgöz!Hazret-i Adem´e secde etmemek için, cennetten kovulmayi göze alan seytanin isi yok da, sana pezevenklik mi yapacak?
6-SISEYI ATTIM
Hoca, camide ickinin kötülügünden bahsediyormus.Cemaat arasinda bulunan Bektasinin fena halde cani sikilmis.Gitmek üzere kalkayim derken, koynundaki sarap sisesi kayip yere düsmüs.Baba hic istifini bozmadan söyle konusmus :
-Kör olasicayi iste kaldirip attim.Sizde varsa, tam zamani, siz de atin!
5-UGURSUZLUK
Avci Sultan Mehmet bir gün adamlariyla beraber aksama kadar bir keklik bile vuramaz. Bunun sebebini de, sabahleyin gördügü bir dervisin ugursuzluguna baglar.Solaklara seslenir.Saraydan cikarken, su su tipte, sivri külahli, sirti kambur birinin önünden gecdigini ve hemen bu adami bulmalari emrini verir. Tarife göre Bektasi babalarindan ayyas Hamza Babayi yaka paca huzura getirirler.
Sultan :
-Bre ugursuz, nabekar!... Bugün sabahleyin karsima ciktin. Bu yüzden aksama kadar bir ava rastlayamadim. Bu ne ugursuzluktur.Vurun kellesini...
Bektasi bakar ki kelle elden gidiyor. Son bir dilegini açiklamak icin söz alir :
-A devletlum siz beni gördünüz bir keklik vuramadiniz. Ama insaf ediniz, benim de bugün ilk gördügüm sizdiniz ve kellemi kaybediyorum.Söyleyin, ugursuzluk hangimizde!...
4-UZUM SUYU
Sultan Abdülmecid bir gün Bogazici´nde buyuk bir bagin tam ortasindaki köskünde oturan bir Bektasi babasini ziyarete gitmis. Bektasi, o gün komsu bagdaki bir arkadasini ziyarete gitmis.O dönünceye kadar padisah bagin hertarafini dolasmis. Bektasi dönünce karsilikli konusmaya baslamislar.
-Erenler bagin masallah çok büyük.üzümünü ne yapiyorsun?
-Müritlerle ve canlarla birlikte yeriz Sultanim.
-Buradaki üzüm yemekle biter mi?
-Yemedigimizi de sikip ficilara basar, suyunu iceriz.
-Peki ama, sikilmis üzüm sarap olmaz mi?
-Vallahi Sultanim, biz üzümü sikip ficilara basariz. Allah ne isterse o olur. ust tarafina karismak haddimize mi?
3-VIZIR VIZIR
Softalar, Bektasi´ye, Tanri´nin büyüklügünü ögretmeye calisip duruyorlar.Anlatip, anlatip, sonunda da diyorlar ki :
-Tanri isterse igne deliginden deve bile gecirir!
Bektasi :
-Elbette, diyor.
-Nasil elbette?, diyor softalar. Bektasi cözüyor dügümü :
-Tabii ya! Onun yapamayacagi sey mi var? Cani ister, igne deligini büyütür veya cani ister, develeri küçültür, vizir vizir gecirir.
2-VURMA ZAVALLIYA O HAYVANDIR
Basibos bir esek nasilsa bir camiye girmis, hoca esegi döverek disariya cikarmaya ugrasirken, oradan gecen bir Bektasi babasi bu hali görerek hocaya sormus :
-Esegi nicin dövüyorsun be hoca efendi?
Hoca hisimla cevap vermis :
-Gelmis camiye girmis.
Bektasi teskin etmek için söyle demis :
-Canim hoca efendi, onun akli erer mi?Hayvan oldugu için yapmis bir yanlislik, girmis camiye, bak ben giriyormuyum hic?..
1-YUKARDAKI ILE ARAMIZ AÇIKTA
Bektasinin yolu bir köye düsmüs. Bakmis ki ortalikta hic erkek yok. Köylü kadinlara sormus :
-Köydeki erkekler nereye gitti?
-Yagmur duasina gittiler. 15 keredir gidiyorlar hala yagmur yagmadi, demis kadinlar.
Bu arada Bektasi, gömlegini irmak kenarinda yikamis ve bir dala asmis. Iste tam bu sirada gök gürleyip simsek çakinca Bektasi, kadinlara dönüp :
-Bu aralar yukaridakiyle aramiz acik da, demis